Sağır ve dilsiz bir sanığın yargılandığı bir ceza davasında, TCK m. 33/1 yollamasıyla TCK m. 31/3'teki yaşa bağlı ceza indiriminin uygulanıp uygulanmayacağının tespiti için mahkemenin sadece sanığın babasının beyanına ve kendi kanaatine dayanarak karar vermesi yeterli midir? Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında bu konuda nasıl bir yol izlenmesi gerektiği belirtilmiştir?
Hayır, yeterli değildir. Metindeki Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2009/56 E. sayılı kararında bu durum, 'eksik soruşturma' olarak nitelendirilmiş ve bir bozma nedeni sayılmıştır. Sağır ve dilsizlik durumunda ceza sorumluluğunun tespiti, özel ve teknik bir bilgi gerektirir. Mahkemenin, sanığın yaşına, algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğine ilişkin ceza indirimi (TCK m. 31/3) uygulayıp uygulamayacağına karar verebilmesi için, mutlaka 'Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan' rapor alması gerekmektedir. Sadece sanık yakınının beyanı veya hakimin sübjektif kanaati, bu teknik değerlendirmenin yerini tutamaz. Bu rapor alınmadan hüküm kurulması, savunma hakkının kısıtlanması anlamına da gelebilecek önemli bir usul hatasıdır. (Bkz: TCK m. 31, 33, Yargıtay 1. CD, E: 2009/56, K: 2010/3629)