Tapuya şerh edilmiş bir taşınmaz satış vaadi sözleşmesine konu olan taşınmaz, vaat borçlusu (malik) tarafından üçüncü bir kişiye satılırsa, vaat alacaklısının hukuki imkanları nelerdir? Satış vaadi sözleşmesi tapuya şerh edilmemiş olsaydı, vaat alacaklısının üçüncü kişiye karşı dava açma imkanı hangi koşula bağlı olurdu?
Vaat alacaklısının hukuki imkanları, şerhin varlığına göre değişir: 1) Şerh Varsa: Şerh, kişisel hakkı güçlendirerek ayni tesir kazandırdığı için, vaat alacaklısı bu hakkını taşınmazı sonradan devralan üçüncü kişiye karşı da ileri sürebilir. Bu durumda vaat alacaklısının seçimlik hakkı vardır: İsterse, sözleşmeye aykırı davrandığı için vaat borçlusuna (ilk satıcıya) karşı tazminat davası açabilir. İsterse de, şerhin sağladığı güce dayanarak, taşınmazı devralan üçüncü kişiye karşı 'tapu iptali ve tescil' davası açarak taşınmazın kendi adına tescilini isteyebilir. 2) Şerh Yoksa: Şerh olmadığında, satış vaadi sözleşmesi sadece tarafları arasında bağlayıcı olan şahsi bir hak doğurur. Kural olarak üçüncü kişiye karşı ileri sürülemez. Ancak metinde belirtilen istisnaya göre, eğer taşınmazı devralan üçüncü kişi, bu satışı vaat borçlusu ile el ve işbirliği içinde, alacaklıyı zarara uğratmak amacıyla (muvazaalı olarak) yapmışsa ve satış vaadi sözleşmesinin varlığını 'bilerek kötü niyetle' taşınmazı devralmışsa, vaat alacaklısı bu durumda da kişisel hakkına dayanarak üçüncü kişiye karşı tapu iptali ve tescil davası açabilir. Burada ispat yükü vaat alacaklısındadır. (Bkz: TMK m. 1009, kadimhukuk.com.tr/.../tasinmaz-satis-vaadi-sozlesmesi/)