Bir iş kazası veya meslek hastalığına dayanan manevi tazminat davasında, davanın olayın üzerinden uzun bir süre geçtikten sonra (ancak zamanaşımı süresi içinde) açılması, tazminat miktarının belirlenmesinde bir etken olarak dikkate alınabilir mi?
Evet, dikkate alınabilir. Metindeki analize göre, manevi tazminat miktarını belirlerken hakim 'olayın özelliklerini' göz önünde tutar. Davanın uzun bir süre sonra açılmış olması da bu özelliklerden biridir. Bu durum, olay nedeniyle hiç manevi zarar yaşanmadığı anlamına gelmese de, zararın veya duyulan elem ve ızdırabın yoğunluğunun çok fazla olmadığına dair bir karine olarak değerlendirilebilir. Ancak bu mutlak bir kural değildir. Mahkeme, davacının davayı geç açmasının haklı nedenleri olup olmadığını da (örneğin dava açma hakkını bilmemesi, uzun süreli bir hastalık geçirmesi gibi) göz ardı etmemelidir. Nihayetinde bu durum, hakimin takdir yetkisi kapsamında, diğer tüm unsurlarla birlikte değerlendireceği bir husustur. (Bkz: or.av.tr/is-kazasi-ve-meslek-hastaligi-nedeniyle-manevi-tazminat/)