Suça iştirakte 'dolaylı faillik' (TCK m. 37/2) nedir? Bir kişinin, kusur yeteneği olmayan birini (örneğin bir akıl hastasını veya çocuğu) suçun işlenmesinde araç olarak kullanması durumunda cezası nasıl etkilenir?
Dolaylı faillik, bir kişinin, suçun kanuni tanımındaki fiili bizzat işlemeyip, bir başkasını 'araç' olarak kullanarak suçu işlemesidir. Burada arka plandaki kişi (dolaylı fail), suçu işleyen kişinin iradesi ve hareketleri üzerinde bir hakimiyet kurmaktadır. Bu hakimiyet nedeniyle kendisi de 'fail' olarak sorumlu tutulur. TCK m. 37/2'nin ikinci cümlesinde bu durum için özel bir ağırlaştırıcı neden öngörülmüştür. Eğer suçun işlenmesinde araç olarak kullanılan kişi 'kusur yeteneği olmayan' biriyse (akıl hastası, yaş küçüğü gibi), dolaylı failin cezası üçte birden yarısına kadar artırılır. Bu artırımın gerekçesi, failin sadece bir suç işlemeyip aynı zamanda kendini yönlendirme yeteneği olmayan bir kişiyi istismar etmesidir. (Bkz: TCK m. 37/2 ve madde gerekçesi, zulkufarslan.av.tr/yer-saglamak-suretiyle-suca-istirak/)