Soruşturma aşamasında tutuklama ve tahliye kararları verme yetkisi hangi yargı merciine aittir? Bir asliye ceza mahkemesinin, 'yasal boşluk' veya 'sulh ceza hakiminin tarafsızlığından şüphe' gibi gerekçelerle, soruşturma aşamasındaki bir şüpheli hakkında tahliye kararı vermesi hukuken mümkün müdür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #182918

Hukuken mümkün değildir. 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası, soruşturma evresinde hakim tarafından verilmesi gereken kararları (tutuklama, arama, el koyma vb.) verme ve bu kararlara karşı yapılan itirazları inceleme görevi münhasıran 'sulh ceza hakimliklerine' verilmiştir (5235 sayılı Kanun m. 10). Asliye ceza mahkemelerinin görevi, iddianamenin kabulüyle başlayan kovuşturma (dava) aşamasında başlar. Metinde de eleştirildiği gibi, bir asliye ceza mahkemesinin, soruşturma aşamasında yetkisi olmamasına rağmen, sulh ceza hakimliğinin yerine geçerek bir tutukluluk veya tahliye kararı vermesi, açık bir 'görev ve yetki gaspı' niteliğindedir. 'Yasal boşluk' veya 'hakimin reddi' gibi usuller, yetkisiz bir mahkemeye yetki yaratmaz. Hakimin reddi usulü CMK m. 22 vd. düzenlenmiş olup, bu usulün işletilmesi dahi asliye ceza mahkemesine soruşturma dosyasına müdahale etme yetkisi vermez. Bu tür bir karar, Anayasa'nın 138. maddesindeki 'hakimlerin kanunla bağlılığı' ilkesine de aykırıdır. (Bkz: 5235 s. Kanun m. 10, CMK m. 101, 103, 268, sen.av.tr/tr/makale/son-tahliyeler/)