Hileli iflas (İİK m. 311) ile taksiratlı iflas (İİK m. 310) arasındaki temel fark nedir? Bir müflisin, borcunun mevcudundan çok olduğunu bildiği halde, durumu bilmeyen kişilerden önemli miktarda veresiye mal satın alması hangi iflas türünü oluşturur?
Hileli iflas ile taksiratlı iflas arasındaki temel fark, failin manevi unsurundadır. Hileli iflasta (İİK m. 311), failin 'alacaklıları zarara sokmak kastıyla' hareket etmesi, yani özel bir kast aranır. Taksiratlı iflasta (İİK m. 310) ise, failin alacaklıları zarara sokma kastı olmasa da, basiretli bir tacir gibi davranmayarak, kanunda sayılan kusurlu, tedbirsiz veya özensiz hareketlerle iflasa neden olması söz konusudur. Sorudaki örnek, yani borcunun mevcudundan çok olduğunu bildiği halde durumu bilmeyenlerden önemli miktarda veresiye mal satın alması, İİK m. 310/4'te açıkça 'taksiratlı iflas' hallerinden biri olarak sayılmıştır. Bu eylemde doğrudan alacaklıyı zarara sokma kastından ziyade, ticari hayattaki özensizlik ve kötü yönetim ön plandadır. (Bkz: İİK m. 310, 311)