5271 sayılı CMK'nın 139. maddesinin 4. fıkrasına göre, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmeyen suçlarda gizli soruşturmacı görevlendirilememesi kuralının, uygulamada uyuşturucu madde ticareti suçları açısından yarattığı temel sorun nedir? Yargıtay bu sorunu nasıl aşmaktadır? (kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-139-madde-cmk/ - Yargıtay 10. CD E:2020/16718)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #182836

Cevap: Uyuşturucu madde ticareti suçlarının büyük bir kısmı bireysel olarak, yani bir örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmemektedir. CMK m. 139/4'teki bu kural, bu tür sokak satıcılığı gibi suçlarda delil elde etmenin en etkili yollarından biri olan gizli soruşturmacı (alıcı ajan) tedbirinin uygulanmasını hukuken engellemektedir. Yargıtay bu sorunu, CMK m. 139'u tamamen devre dışı bırakarak aşmaktadır. Kararlarda belirtildiği üzere, eğer 'gizli soruşturmacı' olarak görevlendirilen kişi bir 'adli kolluk görevlisi' ise, bu kişinin eylemi CMK m. 139 kapsamında değil, CMK m. 160 vd. uyarınca savcının talimatıyla delil toplayan 'alıcı memur' veya 'tanık' olarak kabul edilmektedir. Böylece, usulsüz olan CMK m. 139 kararı ve sonuçları (özellikle teknik takip) hukuka aykırı sayılırken, kolluk görevlisinin tanıklığı ve tuttuğu tutanak delil olarak geçerliliğini korumaktadır.