Zorunlu müdafilik kurumu, AİHM içtihatlarında (Salduz/Türkiye, Pakelli/Federal Almanya) adil yargılanma hakkı kapsamında nasıl bir yere sahiptir? Bir sanığın müdafii yardımından feragat etmesi her zaman geçerli kabul edilebilir mi? (zulkufarslan.av.tr/zorunlu-mudafii/)
Cevap: AİHM içtihatlarına göre, bir suç ile itham edilen herkesin kendisini bizzat veya bir müdafi aracılığıyla savunma hakkı, adil yargılanma hakkının (AİHS m. 6) temel bir unsurudur. Müdafi yardımından yararlanma, aynı zamanda 'silahların eşitliği' ilkesinin de bir gereğidir (Pakelli/Federal Almanya). Sanığın bu haktan feragat etmesi mümkündür, ancak bu feragatin geçerli olabilmesi için her türlü şüpheden uzak bir açıklıkta olması, kişinin feragatin sonuçlarını makul olarak öngörebilecek durumda olması ve önemli bir kamu menfaatine ters düşmemesi gerekir (Salduz/Türkiye). Özellikle suçlamanın ciddiyeti ve davanın karmaşıklığı gibi durumlarda, adaletin selameti için kişinin talebi olmasa dahi re'sen müdafii atanması gerektiği kabul edilmektedir ki bu da zorunlu müdafilik kurumunun temelini oluşturur.