5271 sayılı CMK m. 150/3 uyarınca, alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan tutuklu olarak yargılanan bir sanığın, esasa ilişkin son savunmasının yapıldığı duruşmada müdafiinin mazereti kabul edilmeyerek müdafii olmaksızın yargılamaya devam edilmesi ve mahkumiyet hükmü kurulması, hangi temel hakların ihlaline yol açar ve usulen neden hukuka aykırıdır? (Yargıtay 16. CD 2019/1370 K.) (zulkufarslan.av.tr/zorunlu-mudafii/)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #182650

Cevap: Bu durum, öncelikle Anayasa m. 36 ve AİHS m. 6'da güvence altına alınan 'adil yargılanma hakkı' ve bu hakkın bir unsuru olan 'savunma hakkının' ihlaline yol açar. CMK m. 150/3, alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda sanığa müdafii atanmasını zorunlu kılmıştır. Metindeki Yargıtay kararına göre bu durum 'zorunlu müdafilik' halidir. Mahkemenin kanuna uygun teşekkülü için zorunlu müdafiin duruşmada hazır bulunması şarttır (CMK m. 188/1). Bu şart sağlanmadan, özellikle esasa ilişkin mütalaanın verildiği ve son savunmanın alındığı en kritik aşamada yargılamaya devam edilmesi, CMK m. 289/1-a,e uyarınca 'kesin hukuka aykırılık' hali oluşturur ve hükmün bozulmasını gerektirir. Ayrıca 'silahların eşitliği' ilkesi de zedelenmiş olur.