2981 sayılı Kanun kapsamında verilen bir tapu tahsis belgesine dayalı olarak tescil davası açıldığında, davalı idarenin, tahsise konu yerin 14. maddede sayılan 'bu Kanun hükümlerinden yararlanamayacak olan yapılar'dan biri olduğunu (örneğin ibadet yeri sınırları içinde kaldığını) iddia etmesi, davanın sonucunu nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #182084

Bu iddia, davanın sonucunu doğrudan etkiler ve davanın reddedilmesine neden olabilir. 2981 sayılı Kanun, kamu arazileri üzerindeki tüm gecekonduları meşrulaştırmamıştır. Kanun'un 14. maddesi, belirli nitelikteki yerlerde bulunan yapıların, bu kanun hükümlerinden yararlanamayacağını, yani bu yapılar için tapu tahsis belgesi verilemeyeceğini veya verilmişse bile tapuya dönüştürülemeyeceğini açıkça düzenlemiştir. 'İbadet yeri, mescit, türbe sınırları içinde kalan' yerler de bu istisnalar arasındadır. Davalı idare, tescil davası sırasında, tahsis edilen yerin aslında bu yasaklı alanlardan birinde kaldığını kanıtlarsa (örneğin kadastro paftaları, imar planları veya bilirkişi raporuyla), bu durum tapu verilmesine engel teşkil eden mutlak bir hukuki sebep oluşturur. Mahkeme, bu tespiti yaptığında, davacının tapu tahsis belgesi olsa bile, yerin niteliği gereği tescilin mümkün olmadığına karar vererek davayı reddetmek zorundadır. Bu durumda, daha önce verilmiş olan tapu tahsis belgesinin de idare tarafından iptal edilmesi gündeme gelecektir.