5237 sayılı TCK'nın 294. maddesinin 8. fıkrası, muhafaza ile görevli kişinin 'dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmasından' bahsetmektedir. Bu 'dikkat ve özen yükümlülüğü'nün standardı nasıl belirlenir?
Bu yükümlülüğün standardı, TCK m. 22'deki genel taksir tanımına göre belirlenir. Bu standart 'objektif' bir standarttır. Yani, failin kişisel özellikleri (yorgun olması, tecrübesiz olması vb.) değil, 'aynı görevdeki, ortalama, makul ve dikkatli' bir kamu görevlisinin (infaz koruma memuru, polis vb.) o anki koşullarda göstermesi gereken dikkat ve özen ölçü alınır. Bu standart belirlenirken; muhafaza edilen kişinin tehlikelilik durumu, kaçma riskinin yüksek olup olmadığı, muhafaza edilen yerin güvenlik seviyesi, görevli sayısının yeterliliği gibi somut olayın tüm koşulları dikkate alınır. Örneğin, yüksek güvenlikli bir cezaevinde, tehlikeli bir terör suçlusunu muhafaza eden bir görevliden beklenen dikkat ve özen standardı ile, basit bir suçtan gözaltında tutulan bir kişiyi adliyeye sevk eden görevliden beklenen standart aynı değildir. Mahkeme, bu objektif standarda göre görevlinin bir ihmalinin olup olmadığını ve bu ihmalin kaçma neticesine neden olup olmadığını değerlendirerek kusurunu tespit eder.