HMK m. 368'in atıf yaptığı HMK m. 329'da, kötüniyetli tarafın 'diğer tarafın vekiliyle aralarında kararlaştırılan vekâlet ücretinin tamamı veya bir kısmını ödemeye mahkûm edilebileceği' belirtilmiştir. Bu 'kararlaştırılan vekalet ücreti' ile mahkemenin normalde hükmettiği 'maktu veya nispi vekalet ücreti' arasındaki fark nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #182076

İkisi arasında temel bir fark vardır. Mahkemenin normalde, davada haksız çıkan taraf aleyhine, haklı çıkan taraf lehine hükmettiği vekalet ücreti, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenen 'yasal' veya 'tarifesel' vekalet ücretidir. Bu ücret, davanın niteliğine göre maktu veya dava değerine göre nispi olabilir ve avukatın müvekkilinden aldığı gerçek ücretten bağımsızdır. HMK m. 329'da bahsedilen 'kararlaştırılan vekalet ücreti' ise, haklı çıkan tarafın, kendi avukatına, aralarındaki özel avukatlık sözleşmesi gereğince ödediği veya ödemeyi taahhüt ettiği 'gerçek' vekalet ücretidir. Bu ücret, genellikle tarifedeki ücretten daha yüksek olabilir. Kötüniyetli dava veya kanun yolu başvurusunda kanun, karşı tarafı sadece tarifesel vekalet ücretiyle değil, bu haksız eylem nedeniyle katlanmak zorunda kaldığı 'tüm avukatlık masrafını' da kötüniyetli tarafa yükleyerek, tam bir tazmin sağlamayı amaçlamaktadır. Bu, normalin dışında, cezalandırıcı bir yaptırımdır.