TMK m. 236/2, zina veya hayata kast nedeniyle boşanma halinde, kusurlu eşin artık değerdeki payının azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verilebileceğini belirtir. Bu hüküm, 'pek kötü muamele' veya 'ağır derecede onur kırıcı davranış' nedeniyle boşanılması halinde de uygulanabilir mi?
Hayır, uygulanamaz. TMK m. 236/2, mal rejiminin tasfiyesinde kusurun dikkate alındığı çok 'istisnai' bir hükümdür ve bu istisnayı sadece 'zina' (TMK m. 161) ve 'hayata kast' (TMK m. 162'nin ilk hali) olmak üzere iki özel boşanma sebebiyle sınırlandırmıştır. Madde metninde, TMK m. 162'de sayılan diğer sebepler olan 'pek kötü muamele' veya 'ağır derecede onur kırıcı davranış'a yer verilmemiştir. Hukukta istisnai hükümlerin 'kıyas yoluyla' genişletilmesi yasaktır. Bu nedenle, boşanma pek kötü muamele veya onur kırıcı davranış sebebine dayansa bile, bu fiiller ne kadar ağır olursa olsun, hakim bu maddeye dayanarak kusurlu eşin artık değer payında bir indirim yapamaz. Bu durumlarda, mal rejimi genel kurallara göre, yani kusur dikkate alınmaksızın tasfiye edilir. Mağdur eş, uğradığı zararlar için ancak TMK m. 174'teki maddi ve manevi tazminat talepleriyle bir telafi arayabilir.