Boşanma davasında, bir eşin diğerine karşı işlediği ve TMK m. 162 kapsamında kalan bir eylem (örn. pek kötü muamele) nedeniyle ceza mahkemesinde mahkum olması ve bu kararın kesinleşmesi, boşanma davasında delil olarak nasıl bir etki yaratır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #182048

Bu durum, boşanma davasında çok güçlü ve genellikle tek başına yeterli bir delil oluşturur. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 303'ün ruhundan ve Borçlar Kanunu'nun 74. maddesinden (eski BK m. 53) kıyasen, ceza mahkemesinin, bir fiilin işlendiğine ve failin kim olduğuna ilişkin kesinleşmiş mahkumiyet kararı, hukuk hakimini (aile mahkemesi hakimini) bağlar. Yani, ceza mahkemesi, eşin diğerine pek kötü muamelede bulunduğunu kesin bir kararla tespit etmişse, aile mahkemesi hakimi artık 'bu olay yaşanmamıştır' veya 'bu fiili bu kişi işlememiştir' diyemez. Bu maddi vakıayı doğru kabul etmek zorundadır. Bu durumda, davacı eşin, boşanma davasında sadece bu kesinleşmiş ceza mahkemesi kararını sunması, TMK m. 162'deki boşanma sebebinin varlığını ispatlaması için yeterli olacaktır. Hakim, bu delile dayanarak boşanma kararı vermekle yükümlüdür.