Anonim şirketlerde, hamiline yazılı pay senetlerinin devrinde, senedi 'iyiniyetle' iktisap eden kişinin mülkiyeti kazanacağı belirtilmektedir (kadimhukuk.com.tr metni). Bu 'iyiniyet' hangi hukuki ilkenin bir sonucudur ve ne anlama gelir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #182045

Bu durum, Medeni Kanun'un taşınır mülkiyetinin devrine ilişkin 988. ve 990. maddelerinde ve kıymetli evrak hukukunun temel ilkelerinde düzenlenen 'zilyetlikten kaynaklanan karineler' ve 'emin sıfatıyla zilyetten iyiniyetle ayni hak kazanımı' ilkesinin bir sonucudur. Hamiline yazılı senetler, zilyetliği devredilerek el değiştiren 'taşınır' niteliğindedir. Bu ilkeye göre, bir taşınır malın (veya hamiline yazılı senedin) zilyetliğini elinde bulunduran kişi, onun maliki sayılır (mülkiyet karinesi). Eğer bu senedi, malikin rızasıyla elinde bulunduran bir kişiden (emin sıfatıyla zilyet) veya malikin rızası dışında elinden çıkmış olsa bile (çalınma, kaybolma gibi), senedin niteliği gereği, iyiniyetle, yani senedi devredenin tasarruf yetkisinin olmadığını bilmeyerek veya bilebilecek durumda olmayarak devralan kişi, senedin mülkiyetini kazanır. Buradaki 'iyiniyet', devralanın, devredenin senedin gerçek maliki olmadığı veya üzerinde tasarruf yetkisi bulunmadığı hususunda bir bilgisinin veya bilmesi gereken bir durumun olmamasını ifade eder. Bu kural, hamiline yazılı senetlerin tedavül (dolaşım) güvenliğini sağlamayı amaçlar.