HMK m. 211'de düzenlenen sahtelik incelemesinde, taraflardan birinin imzasının bulunduğu iddia edilen bir belgeye karşı sadece 'imza bana ait ama iradem dışında attırıldı' şeklinde bir savunma yapması, sahtelik iddiası olarak kabul edilir mi? Yargıtay 8. HD, E. 2011/1664, K. 2011/1753 sayılı kararının bu konudaki yaklaşımı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #182026

Evet, kabul edilir. Yargıtay'ın anılan kararında bu durum, geniş yorumlanarak bir sahtelik iddiası olarak değerlendirilmiştir. Kararda, '...davacı ısrarla ... harici satış senedini bilerek imzalamadığını ya da iradesi dışında imzalattırıldığını, senetteki imzanın kendisine ait olamayabileceğini ileri sürdüğüne göre, senedin sahte olduğunu ya da senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürdüğünün kabulü gerekir.' denilmiştir. Bu yaklaşımın temelinde, irade fesadı (hata, hile, ikrah) ile atılan bir imzanın, hukuken kişinin gerçek iradesini yansıtmadığı ve bu nedenle belgenin 'sahte' (içerik sahteciliği veya manevi sahtecilik) niteliğinde olduğu düşüncesi yatar. Taraf, imzanın fiziken kendisine ait olduğunu kabul etse bile, bu imzanın iradesi dışında alındığını iddia ederek aslında belgenin hukuki geçerliliğine ve doğruluğuna itiraz etmektedir. Yargıtay, bu tür bir savunmayı da HMK m. 211 kapsamına dahil ederek, mahkemenin imza incelemesi (istiktab) ve diğer delillerle olayı aydınlatması gerektiğine hükmetmiştir.