Boşanma davasında, bir eşin ortak çocuğu sürekli olarak diğer eşe karşı kışkırtması veya kötülemesi, hangi hukuki sebep veya kusur kapsamında değerlendirilir?
Bu davranış, doğrudan bir özel boşanma sebebi olmasa da, TMK m. 166'da düzenlenen 'evlilik birliğinin temelinden sarsılması' kapsamında çok ağır bir 'duygusal şiddet' ve kusurlu davranış olarak değerlendirilir. Eşler, evlilik birliği içinde birbirlerine sadık kalmak ve yardımcı olmakla yükümlü oldukları gibi, ortak çocukların menfaatlerini de birlikte gözetmekle yükümlüdürler. Bir eşin, ortak çocuğu diğer eşe karşı bir silah gibi kullanması, ona diğer ebeveynini kötülemesi, aralarındaki sevgi ve saygı bağını koparmaya çalışması, evlilik birliğinin temel değerlerine (sadakat, yardımlaşma, çocuğun menfaatini gözetme) yönelik çok ciddi bir saldırıdır. Bu davranış, diğer eş için ortak hayatı 'çekilmez hale getiren' bir durumdur ve boşanma davasında bu eylemi gerçekleştiren eşe ağır bir kusur olarak yüklenir. Bu durum, aynı zamanda velayet ve kişisel ilişki tesisine ilişkin kararlarda da aleyhe bir delil olarak dikkate alınır.