Avukatlık Kanunu m. 35/3'te belirtilen sözleşmeli avukat bulundurma zorunluluğunun Anayasa'ya aykırılığı iddiası, Anayasa Mahkemesi tarafından hangi gerekçeyle reddedilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #182017

Kadim Hukuk metninde belirtildiği üzere, bu zorunluluğun Anayasa'ya aykırılığı iddiası Anayasa Mahkemesi'ne taşınmış ve Mahkeme, 30.06.2011 tarihli kararıyla itirazı reddetmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin bu tür kararlarındaki genel gerekçeleri şunlardır: 1) Kamu Yararı: Büyük sermayeli anonim şirketlerin, ekonomik hayattaki önemleri ve etkileri nedeniyle, hukuki işlemlerini daha sağlıklı ve hukuka uygun bir şekilde yürütmelerinde, uyuşmazlıkları dava aşamasına gelmeden önleyici hukuk hizmetiyle çözmelerinde kamu yararı bulunmaktadır. Bu zorunluluk, şirketlerin ve dolayısıyla ekonominin hukuki güvenliğini artırmayı hedefler. 2) Sözleşme Özgürlüğüne Ölçülü Müdahale: Bu zorunluluk, sözleşme özgürlüğüne bir müdahale olsa da, yukarıda belirtilen kamu yararı amacı karşısında 'ölçülü' bir müdahaledir. Şirket, çalışacağı avukatı serbestçe seçebilmektedir. 3) Eşitlik İlkesine Aykırılık Olmaması: Kural, sadece belirli bir sermaye büyüklüğünün üzerindeki şirketlere uygulandığı için, bu şirketlerin ekonomik güçleri ve yarattıkları hukuki riskler göz önüne alındığında, farklı durumda olanlara farklı kuralların uygulanması eşitlik ilkesine aykırı değildir. Bu gerekçelerle AYM, düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olmadığına karar vermiştir.