Boşanma davasında, bir eşin diğer eşin ailesine (akrabalarına) karşı pek kötü davranışta veya onur kırıcı bir harekette bulunması, TMK m. 162'ye göre doğrudan bir boşanma sebebi oluşturur mu? Mağdur eş bu durumu hangi hukuki sebeple ileri sürebilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #182012

Hayır, doğrudan bir boşanma sebebi oluşturmaz. TMK m. 162, bu özel ve ağır boşanma sebeplerinin (hayata kast, pek kötü muamele, onur kırıcı davranış) 'diğer eşe yönelik' olmasını şart koşar. Yani, fiilin doğrudan davacı eşin şahsına karşı işlenmesi gerekir. Bir eşin, diğer eşin annesine, babasına veya kardeşine yönelik olarak gerçekleştirdiği bu tür ağır fiiller, TMK m. 162 kapsamında değerlendirilemez. Ancak bu, bu tür davranışların boşanma davasında önemsiz olduğu anlamına gelmez. Mağdur eş, bu durumu, TMK m. 166'da düzenlenen 'evlilik birliğinin temelinden sarsılması' (şiddetli geçimsizlik) genel boşanma sebebine dayanak olarak ileri sürebilir. Eşinin ailesine yönelik bu tür ağır saldırıların, kendisi için ortak hayatı 'çekilmez hale getirdiğini' iddia ve ispat ederek boşanma talep edebilir. Bu durumda fiil, TMK m. 166 çerçevesinde ağır bir kusur olarak değerlendirilir.