5237 sayılı TCK'nın 21. maddesinin gerekçesinde, 'bilerek' ifadesine yer verilmiş olan suçların sadece 'doğrudan kastla' işlenebileceği belirtilmiştir. Bu durumun 'iftira' (TCK m. 267) suçu açısından anlamı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #182008

TCK m. 267'de düzenlenen iftira suçu, '...hukuka aykırı bir fiil isnat ederek ... hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için ...' şeklinde tanımlanır. Suçun unsurları arasında, failin, isnat ettiği fiilin mağdur tarafından işlenmediğini 'bilmesi' zorunluluğu vardır. TCK m. 21'in gerekçesinde belirtilen kurala göre, kanuni tanımında 'bilerek' kelimesi geçen suçlar, olası kastla işlenemez. Bu durumun iftira suçu açısından anlamı şudur: Fail, mağdurun suçsuz olduğunu 'kesin olarak bilerek' ona suç isnat etmelidir. Fail, mağdurun suçu işlemiş olabileceği ihtimalini düşünerek, yani 'olası kastla' hareket ederse, iftira suçu oluşmaz. Örneğin, bir kişi komşusunun hırsızlık yapmış olabileceğinden şüphelenerek şikayette bulunursa, bu iftira değildir. Ancak, komşusunun kesinlikle suçsuz olduğunu bildiği halde, ona husumeti nedeniyle hırsızlık suçunu isnat ederse, bu eylem doğrudan kastla işlenmiş bir iftira suçu oluşturur.