5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca, alt ve üst sınırlar arasında gösterilen bir idari para cezasının miktarını belirlerken idarenin 'failin ekonomik durumu'nu göz önünde bulundurma yükümlülüğü, Anayasa'nın hangi ilkesinin bir gereğidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #181992

Bu yükümlülük, Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen 'hukuk devleti' ilkesinin bir alt unsuru olan 'ölçülülük' (orantılılık) ilkesinin ve Anayasa'nın 10. maddesinde düzenlenen 'kanun önünde eşitlik' ilkesinin bir gereğidir. 'Ölçülülük' ilkesi, bir yaptırımın, ulaşılmak istenen amaç ile orantılı olmasını gerektirir. Ekonomik durumu çok iyi olan bir kişi için düşük bir cezanın hiçbir caydırıcılığı olmazken, ekonomik durumu çok kötü olan bir kişi için aynı miktar aşırı bir yük teşkil edebilir. İdarenin, failin ekonomik durumunu dikkate alarak cezayı bireyselleştirmesi, cezanın hem caydırıcı hem de adil olmasını sağlar. 'Eşitlik' ilkesi açısından ise, kanun önünde şekli eşitlik değil, 'fiili eşitlik' hedeflenir. Farklı ekonomik durumlardaki kişilere, ödeme güçleriyle orantılı farklı miktarlarda ceza verilmesi, cezanın her birey üzerindeki etkisini eşitlemeyi amaçlar ve bu nedenle fiili eşitliğe hizmet eder.