Bir davacının, haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacağı için kısmi dava açması ve daha sonra bakiye alacağı ıslah yoluyla talep etmesi durumunda, ıslah edilen kısım için faiz hangi tarihten itibaren talep edilebilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #181956

Bu durumda, ıslah edilen kısım için faiz, genel kural olan ıslah tarihinden değil, 'haksız fiilin işlendiği tarihten' itibaren talep edilebilir. Kadim Hukuk metninde de bu istisnaya değinilmiştir. Bunun nedeni, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 117. maddesinin 2. fıkrasıdır. Bu fıkraya göre, haksız fiilden doğan borçlarda, borçlu (haksız fiil faili), fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, borçluyu ayrıca bir ihtarname ile temerrüde düşürmeye gerek yoktur. Islah, sadece talep miktarını artıran bir usul işlemidir; borcun kaynağını ve muacceliyet anını değiştirmez. Alacağın tamamı haksız fiil tarihinde muaccel hale geldiği ve borçlu o tarihte temerrüde düştüğü için, hem ilk dava edilen kısım hem de sonradan ıslahla artırılan kısım için faizin başlangıç tarihi haksız fiilin işlendiği tarih olacaktır.