Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda (HMK) dava açma süreleri genellikle 'gün' (örn. 7 gün) veya 'hafta' (örn. 2 hafta) olarak belirtilirken, İcra ve İflas Kanunu'nda (İİK) neden genellikle 'ay' (örn. 6 ay) veya 'yıl' (örn. 1 yıl) gibi daha uzun süreler öngörülmüştür? Bu farklılığın temel mantığı ne olabilir?
Bu farklılığın temel mantığı, iki kanunun düzenlediği süreçlerin niteliği ve amaçlarındaki farklılıklara dayanmaktadır. HMK, bir hakkın tespiti ve uyuşmazlığın çözülmesini amaçlayan 'yargılama' sürecini düzenler. Bu süreçte öngörülen kısa süreler (itiraz, cevap, kanun yolu süreleri gibi), yargılamanın makul sürede tamamlanması ve usul ekonomisi ilkesinin bir gereğidir. Tarafların iddia ve savunmalarını zamanında yaparak davayı sürüncemede bırakmalarını önlemeyi hedefler. İİK ise, genellikle kesinleşmiş bir alacağın veya hakkın devlet gücüyle 'icra edilmesi' yani fiilen yerine getirilmesini düzenler. İİK'daki daha uzun süreler (örneğin İİK m. 150/e'deki rehnin paraya çevrilmesi için 6 ay veya 1 yıl gibi), borçluya borcunu ödemesi için son bir fırsat tanımak, alacaklıya satış gibi karmaşık işlemleri hazırlaması için zaman vermek ve malın en uygun koşullarda satılarak hem alacaklının hem de borçlunun menfaatlerini korumak gibi amaçlara hizmet eder. Yani HMK'daki süreler 'yargılamayı hızlandırma', İİK'daki süreler ise 'icra sürecini makul ve adil bir şekilde tamamlama' amacını taşır.