HMK m. 368'de düzenlenen 'kötüniyetle temyiz' yaptırımının uygulanması için, temyiz talebinin sadece 'haksız' olması yeterli midir? 'Kötüniyet' kavramından ne anlaşılmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #181922

Hayır, sadece 'haksız' olması yeterli değildir. HMK m. 368, açıkça temyiz talebinin 'kötüniyetle' yapılmasından bahsetmektedir. Bir kanun yoluna başvurunun haksız çıkması, her zaman kötüniyetli olduğu anlamına gelmez. Herkes, hukuken haklı olduğuna inanarak kanun yollarına başvurabilir ve sonuçta haksız çıkabilir. 'Kötüniyet' kavramı, bundan daha fazlasını, yani tarafın haksız olduğunu bildiği veya bilmesi gerektiği halde, sırf karşı tarafı zarara uğratmak, yargılamayı uzatmak veya alacağın ödenmesini geciktirmek gibi amaçlarla, hakkını açıkça kötüye kullanarak temyiz yoluna başvurmasını ifade eder. Yargıtay 9. HD'nin 2016/13264 K. sayılı kararında olduğu gibi, Yargıtay, temyiz talebinin ardında yatan 'amacı' (adaleti aramak yerine davayı uzatmak) değerlendirerek kötüniyetin varlığına karar verir. Dolayısıyla, sübjektif bir unsur olan kötüniyetin somut delillerle veya belirtilerle anlaşılması gerekir.