HMK m. 110'da düzenlenen 'davaların yığılması' (kümülatif dava) ile HMK m. 109'daki 'kısmi dava' arasındaki temel fark, talep edilen alacakların hukuki kaynağı açısından nedir?
İki dava türü arasındaki temel fark, talep edilen alacakların aynı hukuki ilişkiden kaynaklanıp kaynaklanmadığıdır. 'Kısmi dava'da (HMK m. 109), davacı, 'aynı hukuki ilişkiden' doğan tek bir alacağın sadece bir bölümünü dava eder. Örneğin, tek bir satış sözleşmesinden doğan 100.000 TL'lik alacağın şimdilik 10.000 TL'lik kısmının talep edilmesi kısmi davadır. 'Davaların yığılması'nda (HMK m. 110) ise, davacı, aynı davalıya karşı 'birden fazla ve birbirinden bağımsız' talebini aynı dava dilekçesinde birleştirir. Bu talepler farklı hukuki ilişkilerden kaynaklanabilir. Örneğin, davacı aynı dilekçede davalıdan hem kira sözleşmesinden kaynaklanan kira alacağını, hem de aralarındaki bir borç sözleşmesinden kaynaklanan başka bir alacağı talep ediyorsa, bu bir davaların yığılmasıdır. Özetle, kısmi dava tek bir alacağın bölünmesi, davaların yığılması ise birden fazla farklı alacağın birleştirilmesidir.