TCK m. 22/5'in madde gerekçesinde, birden fazla kişinin katılımıyla gerçekleştirilen bir ameliyatın ölümle sonuçlanması durumunda, neden suça iştirak kurallarının uygulanamayacağı belirtilmiştir? Bu durumda her bir sağlık personelinin sorumluluğu nasıl belirlenir?
Madde gerekçesinde, bu durumda iştirak kurallarının uygulanamamasının nedeni olarak, 'Kanunun suça iştirake ilişkin hükümleri, kasten işlenen suçlarda suçun işlenişine iştirak eden kişilerin sorumluluk statülerini belirlemektedir.' ifadesi gösterilmiştir. Yani, TCK'daki iştirak (şeriklik) müessesesi, kural olarak, faillerin ortak bir suç işleme kararı ve iradesiyle hareket ettiği 'kasten' işlenen suçlar için geçerlidir. Taksirli suçlarda ise, faillerin ortak bir suç işleme iradesi yoktur; her biri kendi dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal etmektedir. Bu nedenle, ölümle sonuçlanan bir ameliyatta, cerrahın, anestezistin veya hemşirenin eylemleri, taksirli birer fiildir ve aralarında iştirak ilişkisi kurulamaz. Gerekçede de belirtildiği gibi, bu durumda her bir kişinin sorumluluğu, TCK m. 22/5 uyarınca, 'kendi kusuru göz önünde bulundurulmak suretiyle' birbirinden bağımsız olarak belirlenmelidir. Mahkeme, her bir sağlık personelinin kendi mesleki standartlarına ve dikkat-özen yükümlülüğüne uyup uymadığını ve bu aykırılığın ölüm neticesine etkisini ayrı ayrı değerlendirerek kusur oranlarını ve cezai sorumluluklarını tespit edecektir.