TTK m. 493/4'e göre, şirketin tasfiyeye girmesi, nama yazılı payların devredilebilirliğine ilişkin esas sözleşmedeki sınırlamaları nasıl etkiler? Bu düzenlemenin mantığı nedir?
TTK m. 493/4, 'Şirket tasfiyeye girmişse devredilebilirliğe ilişkin sınırlamalar düşer.' hükmünü amirdir. Bu, şirketin tasfiye sürecine girmesiyle birlikte, esas sözleşmede yer alan ve pay devrini şirketin onayına veya başka şartlara bağlayan tüm kısıtlamaların kendiliğinden ortadan kalktığı anlamına gelir. Bu andan itibaren, nama yazılı paylar herhangi bir onaya tabi olmaksızın serbestçe devredilebilir hale gelir. Bu düzenlemenin mantığı, tasfiye halindeki bir şirkette, pay devrini kısıtlamayı haklı kılan nedenlerin artık ortadan kalkmış olmasıdır. Pay devri sınırlamaları genellikle, şirketin ortak yapısını korumak, rakip firmaların ortak olmasını engellemek veya ortakların belirli niteliklere sahip olmasını sağlamak gibi amaçlarla konulur. Tasfiye sürecinde ise şirketin amacı faaliyet göstermek değil, varlıklarını paraya çevirip borçlarını ödedikten sonra kalan meblağı ortaklara dağıtarak sona ermektir. Bu süreçte ortakların kim olduğunun bir önemi kalmadığı için, payların serbestçe el değiştirmesinin önündeki engellerin kaldırılması, payların likiditesini artırarak tasfiye sürecini kolaylaştırmayı hedefler.