5237 sayılı TCK'nın 179. maddesinin 2. ve 3. fıkraları 'trafik güvenliğini tehlikeye sokma' suçunun farklı işleniş biçimlerini düzenler. Bu iki fıkra arasındaki temel fark nedir?
TCK m. 179/2 ve m. 179/3 arasındaki temel fark, suçun oluşması için aranan şartlar ve fiilin niteliğindedir. TCK m. 179/2, 'ulaşım araçlarını kişilerin hayat, sağlık veya malvarlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare etmeyi' suç olarak tanımlar. Bu bir 'somut tehlike' suçudur. Suçun oluşması için, salt trafik kurallarına aykırılık yeterli değildir; bu aykırılığın ayrıca başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı için somut bir tehlike yaratması gerekir. TCK m. 179/3 ise, 'alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullanmayı' cezalandırır. Bu bir 'soyut tehlike' suçudur. Suçun oluşması için, kişinin bu haldeyken araç kullanması yeterlidir; ayrıca somut bir tehlikenin doğması aranmaz. Kanun koyucu, alkollü veya uyuşturucu etkisinde araç kullanmanın tek başına tehlikeli olduğunu varsayarak bu fiili cezalandırmıştır. Madde gerekçesinde, uzun süre araç kullanmaktan kaynaklanan yorgunluk ve uykusuzluk halinin de bu fıkra kapsamında değerlendirilebileceği belirtilmiştir.