1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 62, avukatın görevi kötüye kullanma suçunu hangi kanun maddesine atıf yaparak düzenlemiştir? Bir avukatın, takip ettiği bir davada kasıtlı olarak süreleri kaçırarak müvekkilinin hak kaybına uğramasına neden olması bu kapsamda değerlendirilebilir mi?
Avukatlık Kanunu m. 62, avukatın göreviyle bağlantılı suçları için TCK'daki genel düzenlemeye atıf yapmıştır. Maddeye göre, '...görev ve yetkiyi kötüye kullanan avukat Türk Ceza Kanununun 257 nci maddesi hükümlerine göre cezalandırılır.' Yani avukatın görevi kötüye kullanma suçu, TCK m. 257'deki şartlara tabidir. TCK m. 257, görevin gereklerine aykırı hareket etmek (icrai) veya görevin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstermek (ihmali) suretiyle, kişilerin mağduriyetine, kamunun zararına veya kişilere haksız bir menfaat sağlanmasını suç olarak tanımlar. Bir avukatın, vekalet ilişkisi çerçevesinde üstlendiği bir görev olan dava takibinde, kasıtlı olarak süreleri kaçırarak müvekkilinin davasının reddedilmesi gibi bir hak kaybına, yani 'mağduriyetine' neden olması, TCK m. 257/2'de düzenlenen 'görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek' işlenen ihmali görevi kötüye kullanma suçunu oluşturur. Bu eylem, Avukatlık Kanunu m. 62'nin atfıyla cezalandırılır.