Yağma suçunda (TCK m. 148 vd.) etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasında, 'mağdurun zararı' kavramı neleri kapsar? Yağma konusu malın, suçla ilgisi olmayan iyi niyetli üçüncü bir kişiye satılması ve bu kişiden geri alınması halinde, üçüncü kişinin uğradığı zarar (ödediği bedel) TCK m. 168 kapsamında giderilmesi gereken bir zarar mıdır?
Hayır, değildir. 'sen.av.tr'deki makalede yapılan analize göre, TCK m. 168'de geçen 'mağdur' ibaresi, dar yorumlanmalı ve 'suçtan doğrudan zarar gören' kişi olarak anlaşılmalıdır. Yağma suçunun mağduru, kendisine cebir veya tehdit uygulanan ve malı elinden alınan kişidir. Dolayısıyla, TCK m. 168 kapsamında giderilmesi gereken zarar, bu doğrudan mağdurun uğradığı maddi zarardır. Suç konusu malın iyi niyetli üçüncü bir kişiye satılması halinde, bu üçüncü kişinin ödediği bedel, suçun doğrudan bir sonucu değil, 'dolaylı' bir zararıdır. Makalede de belirtildiği gibi, 'suçun bir sonucu olarak gerçekleşen dolaylı zararlar, TCK m.168’e konu edilemeyecektir.' Üçüncü kişinin bu zararı, özel hukuk kapsamında (sebepsiz zenginleşme veya haksız fiil hükümleriyle) failden talep edilebilir, ancak bu zararın giderilmesi, TCK m. 168'deki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması için bir şart değildir. Etkin pişmanlık için doğrudan mağdurun zararının giderilmesi yeterlidir.