6102 sayılı TTK'nın yürürlüğe girmesiyle tek ortaklı anonim şirket kurulabilmesi mümkün hale gelmiştir. Bu durum, anonim şirketlerin 'sermaye şirketi' olma özelliğini nasıl pekiştirmiştir ve ortağın sorumluluğu açısından ne anlama gelmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #181853

Tek ortaklı anonim şirket kurulabilmesi (TTK m. 338), anonim şirketin 'sermaye şirketi' olma karakterini en net şekilde ortaya koyan düzenlemelerden biridir. Eski kanun döneminde en az beş ortak aranması, şirkette bir 'ortaklar topluluğu' (şahıs unsuru) algısını güçlü kılıyordu. Tek ortaklı yapıya izin verilmesi, şirketin varlığının ortakların sayısından veya kişiliğinden tamamen bağımsız, sadece ortaya konulan 'sermaye'ye odaklı bir yapı olduğunu pekiştirmiştir. Ortağın sorumluluğu açısından bu durum, sınırlı sorumluluk ilkesinin en saf halini gösterir. TTK m. 329'a göre, ortak (tek ortak olsa dahi) sadece taahhüt etmiş olduğu sermaye payını şirkete ödemekle yükümlüdür. Şirketin borçlarından dolayı kendi şahsi malvarlığıyla sorumlu değildir. Şirketin borçlarından, şirketin kendisi, kendi tüzel kişiliğine ait malvarlığı ile sorumludur. Tek ortaklı yapı, bu ayrımı daha da belirgin hale getirmiştir.