Hükmün infazından kurtulmak için kaçan bir hükümlüyü gören ve kendisini yakalamak isteyen güvenlik güçlerini kasten yanlış yöne yönlendiren bir kişinin eylemi, TCK m. 294'teki 'kaçmaya imkan sağlama' suçunu mu, yoksa TCK m. 283'teki 'suçluyu kayırma' suçunu mu oluşturur? Yargıtay 9. CD, E: 2014/2407, K: 2014/3992 sayılı kararının bu konudaki ayrımını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #181851

Bu eylem, TCK m. 283'te düzenlenen 'suçluyu kayırma' suçunu oluşturur. Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin anılan kararında bu ayrım net bir şekilde yapılmıştır. TCK m. 294'teki 'kaçmaya imkan sağlama' suçu, kolluğun egemenliği altına alınmış, yani yakalanmış olan bir gözaltındaki, tutuklu veya hükümlünün, bu egemenlikten kurtularak kaçmasına aktif bir şekilde yardım etmeyi (yol göstermek, araç sağlamak vb.) gerektirir. TCK m. 283'teki 'suçluyu kayırma' suçu ise, henüz yakalanmamış veya yakalanmış olsa bile gözaltı, tutuklama gibi bir hukuki statü altına alınmamış bir kimsenin, yetkili makamlara bildirilmemesi, saklanmasına veya yakalanmamasına yönelik yardımda bulunulmasıyla oluşur. Karardaki olayda, hükümlü henüz yakalanmamıştır ve güvenlik güçlerinden kaçmaktadır. Sanığın eylemi, kaçan kişinin yakalanmasını engellemeye yönelik olduğu için, 'kaçmaya imkan sağlama' değil, 'suçluyu kayırma' suçu olarak nitelendirilmiştir.