TCK m. 202'de düzenlenen mühürde sahtecilik suçunun konusunu oluşturan mührün 'iğfal kabiliyetine' (aldatma yeteneğine) sahip olması gerekir mi? Yargıtay 8. CD, E: 2021/15389 K: 2024/2158 sayılı kararında bu unsur nasıl değerlendirilmiştir?
Evet, sahtecilik suçlarının genel prensibi gereği, suçun konusunu oluşturan sahte mührün de 'iğfal kabiliyetine' yani aldatma yeteneğine sahip olması gerekir. İğfal kabiliyeti, sahte mührün, makul ve ortalama bir dikkatle incelendiğinde gerçek bir mühür olduğu izlenimini uyandırabilmesi anlamına gelir. Sahteliği ilk bakışta ve kolayca anlaşılabiliyorsa, bu unsur yok sayılır ve suç oluşmaz. Anılan Yargıtay kararında, ilk derece mahkemesi sahte mührün ilk görüşte iğfal kabiliyetinin olmadığı gerekçesiyle beraat kararı vermiştir. Yargıtay, dosyaya sunulan Kriminal Polis Laboratuvarı raporunda mührün aldatma kabiliyetinin olduğunun belirtilmesine rağmen, ilk derece mahkemesinin duruşmada yaptığı karşılaştırma sonucundaki 'ilk görüşte iğfal kabiliyetinin olmadığı' yönündeki tespitini ve sanığın suçu işlediğinin şüpheden uzak şekilde kanıtlanamadığı yönündeki kanaatini hukuka uygun bularak beraat kararını onamıştır. Bu, iğfal kabiliyetinin her somut olayda mahkeme tarafından fiilen değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.