Kısmi dava açıldıktan sonra, dava konusu edilmeyen bakiye alacak için zamanaşımı işlemeye devam eder. Davacı, bu bakiye alacağı ıslah yoluyla talep ettiğinde, davalının zamanaşımı defini ileri sürmesi halinde mahkeme nasıl bir değerlendirme yapmalıdır?
Kısmi davada zamanaşımı sadece dava edilen miktar için kesilir. Dava dışı kalan bakiye alacak için zamanaşımı süresi işlemeye devam eder. Davacı, tahkikat aşamasında ıslah dilekçesi vererek bakiye alacağını talep ettiğinde, bu talep yeni bir dava gibi değerlendirilir ve zamanaşımı, ıslahın yapıldığı tarih itibarıyla kesilir. Eğer davalı, ıslahla talep edilen miktar için zamanaşımı defini ileri sürerse, mahkeme şu değerlendirmeyi yapmalıdır: Islahla talep edilen alacağın muaccel olduğu tarih ile ıslah dilekçesinin verildiği tarih arasında, o alacak türü için kanunda öngörülen zamanaşımı süresinin geçip geçmediğini kontrol eder. Örneğin, bir haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacağı için, fiil tarihinden ıslah tarihine kadar 2 veya 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmuşsa, davalının zamanaşımı defi kabul edilir ve ıslahla artırılan talep reddedilir. Süre dolmamışsa, defi reddedilerek talebin esası incelenir.