Islahın davaya etkisi HMK m. 179'a göre nedir? Özellikle ikrar, tanık ifadeleri ve bilirkişi raporları gibi deliller ıslahtan etkilenir mi?
HMK m. 179(1)'e göre ıslah, yapıldığı andan itibaren geriye dönük olarak, kapsadığı tüm usul işlemlerinin 'yapılmamış sayılması' sonucunu doğurur. Örneğin, kısmen ıslah ile talep miktarı artırılırsa, önceki talep miktarı yapılmamış sayılır ve yeni miktar esas alınır. Tamamen ıslahta ise, dava dilekçesinden itibaren yapılan tüm taraf usul işlemleri (cevap, cevaba cevap dilekçeleri vb.) geçersiz hale gelir. Ancak, HMK m. 179(2) bu kurala önemli istisnalar getirmiştir. Buna göre; 'ikrar, tanık ifadeleri, bilirkişi rapor ve beyanları, keşif ve isticvap tutanakları' gibi yargılama sırasında toplanan ve davanın maddi vakıalarını aydınlatan deliller ıslah ile geçersiz kılınamaz. Yani, davacı davasını tamamen ıslah etse bile, daha önce dinlenen tanığın ifadesi veya alınan bilirkişi raporu geçerliliğini korur ve yeni davada da delil olarak değerlendirilir. Kanun koyucu, bu delillerin yeniden toplanmasının yargılamayı uzatacağı ve usul ekonomisine aykırı olacağı düşüncesiyle bu istisnayı öngörmüştür.