İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takipte, borçluya gönderilen ödeme emrine (İİK m. 149/b) itiraz edildiğinde, borçlu ipotek hakkının kendisine itiraz edebilir mi? İpoteğin iptali için dava açılması durumunda hangi kanun hükmü kıyasen uygulanır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #181781

İİK m. 150 uyarınca, borçlu veya üçüncü şahıs ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itirazda bulunabilir. Ancak bu itiraz, borcun esasına (varlığına, miktarına, vadesine vb.) ilişkin olabilir; 'rehin hakkına itiraz konusu yapılamaz.' Kanun, ilamsız takipte rehin hakkının varlığını tartışma dışı bırakmıştır. Çünkü ipotek hakkı, tapu siciline tescil ile kurulmuş güçlü bir ayni haktır ve bu hakkın yokluğu veya geçersizliği ancak genel mahkemelerde açılacak bir dava (örneğin ipoteğin iptali davası) ile ispatlanabilir. İcra mahkemesi, dar yetkili bir merci olarak ipotek hakkının varlığını sorgulayamaz. Borçlu veya üçüncü şahıs, ipoteğin iptali için genel mahkemelerde bir dava açarsa, İİK m. 150/c.2 uyarınca, menfi tespit davasına ilişkin olan İİK m. 72 hükümleri kıyasen uygulanır. Yani, dava açılması tek başına takibi durdurmaz; takibin durdurulabilmesi için alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere teminat yatırılarak mahkemeden ihtiyati tedbir kararı alınması gerekir.