TCK m. 202 uyarınca mühürde sahtecilik suçu hangi seçimlik hareketlerle işlenebilir? Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2021/12174 E., 2024/371 K. sayılı kararında, sahte mührü bilerek bir süre elinde bulunduran kişi neden bu suçtan sorumlu tutulmuştur?
TCK m. 202'de düzenlenen mühürde sahtecilik suçu, iki seçimlik hareketle işlenebilir: 1) İlgili fıkralarda belirtilen (Cumhurbaşkanlığı, kamu kurumu vb.) bir mührü sahte olarak 'üretmek', 2) Sahte olarak üretilmiş bu mührü 'kullanmak'. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin anılan kararında, sanık sahte mührün üzerinden çıkmadığını savunsa da, diğer sanıklarla iştirak halinde olduğu ve sahte mührün bulunduğu torbanın oturdukları masada ele geçirildiği tespit edilmiştir. Yargıtay, TCK m. 202/2'de belirtilen 'kullanma' fiilinin, suçun işlenmesi amacıyla sahte mührü 'elinde bulundurmayı' da kapsadığını kabul etmiştir. Kararın gerekçesine göre, 'sahte mührün üretimine iştirak edilmese bile sahte mührü bilerek elinde bir süre bulunduran kişinin de üreten ve kullanan failin eylemine iştirak ettiği gerekçesi ile sorumlu tutulacağı' belirtilmiştir. Bu yorum, suçun hazırlık hareketlerini aşan ve kullanmaya yönelik bir zilyetlik durumunu, suçun icrai bir parçası olarak değerlendirmektedir.