Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması kural olarak neye bağlıdır? TCK m. 89/5'e göre, bu kuralın istisnası hangi durumda ortaya çıkar ve bu istisnanın hukuki mantığı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #181758

TCK m. 89/5'e göre, taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması kural olarak 'şikâyete bağlıdır'. Ancak, aynı fıkra bu kurala önemli bir istisna getirmektedir: 'birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet aranmaz.' Yani, eğer yaralama fiili TCK m. 89/1'de tanımlanan basit (nitelikli olmayan) bir yaralama ise, bilinçli taksirle işlense bile şikayete tabidir. Fakat yaralama, TCK m. 89/2 veya 89/3'teki nitelikli hallerden birine (örneğin kemik kırılması, yaşamı tehlikeye sokan durum vb.) yol açmışsa ve bu fiil bilinçli taksirle işlenmişse, artık şikâyet aranmaksızın re'sen soruşturulur. Bu istisnanın hukuki mantığı, kanun koyucunun hem neticenin ağırlığını (nitelikli yaralama) hem de failin kusurunun yoğunluğunu (bilinçli taksir) bir arada değerlendirerek, bu tür daha ciddi eylemlerde kamu menfaatini bireyin şikayet hakkından üstün tutması ve suçun cezasız kalmasını önleme iradesidir.