5237 sayılı TCK'nın 22. maddesinin 2. ve 3. fıkralarında tanımlanan 'basit taksir' ile 'bilinçli taksir' arasındaki temel ayrım nedir? Bir fiilin bilinçli taksir kapsamında değerlendirilmesi, temel ceza üzerinde nasıl bir etki yaratır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #181754

TCK m. 22/2'ye göre basit taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesinin öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir. Burada fail, neticeyi öngörmemektedir. TCK m. 22/3'e göre ise bilinçli taksirde, kişi öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesidir. Temel ayrım, neticenin fail tarafından 'öngörülüp öngörülmemesi' noktasındadır. Basit taksirde öngörü yokken, bilinçli taksirde fail neticeyi öngörmekte ancak tecrübesine, şansına veya yeteneğine güvenerek bu neticenin gerçekleşmeyeceğini ummaktadır. Bir fiilin bilinçli taksirle işlendiğinin kabulü halinde, taksirli suça ilişkin temel ceza üçte birden yarısına kadar artırılır (TCK m. 22/3). Bu durum, kanun koyucunun öngörülen bir neticeye kayıtsız kalmayı daha ağır bir kusur hali olarak değerlendirdiğini göstermektedir.