Mühür bozma suçunda (TCK m. 203), 'etkin pişmanlık' hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağını, bu kurumun genel mantığı ve TCK'daki düzenleniş şekli açısından tartışınız.
Mühür bozma suçunda, TCK'da özel olarak bir düzenleme bulunmadığı için, **etkin pişmanlık hükümleri uygulanamaz**. Etkin pişmanlık, kanunda açıkça düzenlendiği suç tipleri için geçerli olan, istisnai bir ceza indirimi veya cezasızlık sebebidir. TCK, hangi suçlarda etkin pişmanlık uygulanacağını tek tek belirtmiştir (örneğin, malvarlığına karşı suçlar için TCK m. 168, örgüt suçları için TCK m. 221, uyuşturucu suçları için TCK m. 192 vb.). Bu, 'kanunilik ilkesi'nin bir gereğidir. Etkin pişmanlık kurumunun genel mantığı, failin suçun işlenmesinden sonra, suçun yarattığı olumsuz sonuçları gidermeye veya adalete yardımcı olmaya yönelik **gönüllü ve aktif bir çabasını** ödüllendirmektir. Mühür bozma suçunun niteliği, etkin pişmanlığa pek elverişli değildir. Çünkü suç, mührün bozulduğu veya amacına aykırı davranıldığı anda tamamlanır ve kamu otoritesine karşı bir saygısızlık gerçekleşmiş olur. Failin, mührü bozduktan sonra tekrar yerine yapıştırması veya faaliyetini durdurması, suçun yarattığı haksızlığı tam olarak ortadan kaldırmaz. Bu, olsa olsa, cezanın bireyselleştirilmesi aşamasında TCK m. 62 (takdiri indirim) kapsamında 'suçtan sonraki pişmanlığını gösteren davranış' olarak değerlendirilebilir, ancak TCK'da özel bir hüküm olmadığı için kanuni bir etkin pişmanlık indirimi yapılamaz.