Cinsel taciz suçunda (TCK m. 105), 'uzlaşma' hükümlerinin uygulanmamasının temel gerekçesi nedir? Suçun basit halinin şikayete bağlı olması, bu durumu değiştirir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #181752

Cinsel taciz suçunda uzlaşma hükümlerinin uygulanmamasının temel gerekçesi, bu suçun **mağdurun cinsel dokunulmazlığı ve cinsel özgürlüğü gibi son derece kişisel ve hassas bir hukuki değeri** ihlal etmesidir. Uzlaşma kurumu, genellikle taraflar arasında bir miktar paranın ödenmesiyle sonuçlanan, daha çok malvarlığına yönelik veya daha az ağır suçlar için öngörülmüştür. Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçların manevi ağırlığı ve mağdur üzerindeki psikolojik etkileri, bu suçların basit bir para ödemesiyle 'uzlaşılabilir' nitelikte olmadığını göstermektedir. Kanun koyucu, bu tür suçlarda kamusal bir menfaat görerek, tarafların kendi aralarında anlaşarak ceza adaletini sona erdirmesini istememiştir. **Suçun Basit Halinin Şikayete Bağlı Olması Bu Durumu Değiştirmez.** Bir suçun şikayete bağlı olması ile uzlaşmaya tabi olması farklı şeylerdir. - **Şikayet:** Mağdurun, devletin cezalandırma mekanizmasını harekete geçirmesi için aranan bir irade beyanıdır. Devlet, bazı suçlarda soruşturmayı başlatmayı mağdurun tercihine bırakmıştır. - **Uzlaşma:** Soruşturma veya kovuşturma başladıktan sonra, tarafların bir uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşarak ceza sürecini sona erdirmesidir. CMK'nın 253. maddesi, uzlaşmaya tabi suçları açıkça listelemiştir. Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, cinsel taciz), bu listenin **dışında** bırakılmıştır. Dolayısıyla, cinsel tacizin basit hali şikayete bağlı olsa dahi, CMK m. 253'teki açık düzenleme gereği **uzlaşma kapsamında değildir**. Şikayetten vazgeçme davayı düşürür, ancak taraflar uzlaşarak davayı sona erdiremezler.