5275 sayılı Kanun Geçici Madde 10/4, COVID izninden dönüp denetimli serbestliğe ayrılan hükümlülerin, koşullu salıverilme tarihine kadar olan denetimli serbestlik sürelerini 'İnfaz Kanunu m. 105/A’nın 5. fıkrasında olan yükümlülüklere tabi olmadan' geçireceklerini belirtmektedir. Bu 'yükümlülükler' nelerdir ve bu düzenlemenin hükümlü açısından pratik anlamı nedir?
İnfaz Kanunu m. 105/A'nın 5. fıkrasında sayılan ve denetimli serbestlik altındaki hükümlülerin uyması gereken temel yükümlülükler şunlardır: a) Belirlenen denetimli serbestlik müdürlüğüne düzenli olarak başvurarak **imza atma**, b) Müdürlüğün hazırladığı denetim ve iyileştirme programlarına (seminer, eğitim, grup çalışması vb.) **katılma**, c) Belirlenen diğer yükümlülüklere (örneğin, belirli bir bölgede oturma, belirli yerlere gitmeme) uyma. Geçici Madde 10/4'teki düzenlemenin pratik anlamı, bu madde kapsamında denetimli serbestliğe ayrılan hükümlülerin, normal denetimli serbestlik rejimindeki bu **zorunlu yükümlülüklerden muaf tutulmasıdır**. Yani, bu hükümlüler: - Düzenli olarak denetimli serbestlik müdürlüğüne gidip imza atmak zorunda değildir. - Müdürlüğün düzenleyeceği eğitim, seminer gibi programlara katılma zorunluluğu yoktur. - Haklarında başka bir özel yükümlülük belirlenmez. Bu, hükümlülerin, koşullu salıverilme tarihleri gelene kadar, sadece denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlememe genel yükümlülüğü altında, serbest bir şekilde yaşamalarına imkan tanıyan, son derece lehe bir düzenlemedir. Bu, COVID-19 salgınının yarattığı olağanüstü koşullar nedeniyle, hem cezaevlerindeki yoğunluğu azaltmayı hem de denetimli serbestlik müdürlüklerinin iş yükünü hafifletmeyi amaçlayan istisnai bir infaz rejimidir.