5237 sayılı TCK m. 22'nin gerekçesinde, taksirli suçlarda kusurun belirlenmesi açısından bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği, ancak bilirkişinin yapacağı incelemenin 'işin tekniği ile sınırlı olması' gerektiği belirtilmektedir. Bir trafik kazası dosyasında, bilirkişinin raporunda 'sürücü A'nın %75, sürücü B'nin %25 oranında kusurlu olduğu' şeklinde bir ifadeye yer vermesi, bu ilkeye uygun mudur?
Hayır, bu ifade bu ilkeye tam olarak uygun değildir ve bilirkişinin yetkisini aşması anlamına gelir. TCK m. 22'nin gerekçesinde çizilen çerçeveye göre, bilirkişinin görevi ile hakimin görevi arasında net bir ayrım vardır: - **Bilirkişinin Görevi (Teknik İnceleme):** Bilirkişi, özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda mahkemeye yardımcı olur. Bir trafik kazasında bilirkişinin görevi, olayın nasıl meydana geldiğini teknik olarak aydınlatmaktır. Bu kapsamda, araçların hızlarını, fren izlerini, çarpma noktalarını tespit eder ve sürücülerin **hangi trafik kuralını, ne şekilde ihlal ettiğini** (örneğin, 'sürücü A, kırmızı ışık kuralını ihlal etmiştir', 'sürücü B, takip mesafesi kuralını ihlal etmiştir') belirler. - **Hakimin Görevi (Hukuki ve Normatif Değerlendirme):** 'Kusur' ve 'kusur oranı' tespiti ise, bu teknik verilerden yola çıkarak yapılan **hukuki ve normatif bir değerlendirmedir** ve bu yetki **münhasıran hakime** aittir. Gerekçede de belirtildiği gibi, 'bilirkişi tarafından münhasıran hâkimin yetkisinde bulunan kusurluluk konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmamalıdır.' Dolayısıyla, bilirkişinin raporunda 'sürücü A, kırmızı ışıkta geçmiştir' gibi bir teknik tespite yer vermesi görevine uygundur. Ancak, bu tespitten yola çıkarak '%75 kusurludur' şeklinde bir hukuki sonuca varması, hakimin yetki alanına giren bir değerlendirme yapması anlamına gelir ve görev sınırını aşmaktır. Hakim, bilirkişinin teknik tespitleriyle (kural ihlalleriyle) bağlıdır, ancak bu tespitlerden yola çıkarak kusur oranını serbestçe kendisi takdir eder. Uygulamada bilirkişiler sıkça oran belirtse de, bu oranlar hakim için sadece bir 'görüş' niteliğindedir ve bağlayıcı değildir.