4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nda, 'pek kötü muamele' (TMK m. 162) ile 'evlilik birliğinin temelinden sarsılması' (TMK m. 166) nedeniyle boşanma davaları düzenlenmiştir. Bu iki dava türü arasında, ispat yükü ve hakimin takdir yetkisi açısından ne gibi temel farklılıklar bulunur?
Bu iki dava türü arasında, ispat yükünün kapsamı ve hakimin takdir yetkisinin sınırları açısından temel farklılıklar bulunmaktadır. **1. Pek Kötü Muamele (Özel ve Mutlak Boşanma Sebebi):** - **İspat Yükü:** Davacının ispat etmesi gereken şey, davalının kendisine **kanunun aradığı ağırlıkta (zulüm ve işkence boyutunda) pek kötü bir muamelede bulunduğudur**. Davacı, bu spesifik vakıayı (örneğin, sistematik dövme, aç bırakma) ispat etmekle yükümlüdür. - **Hakimin Takdir Yetkisi:** Davacı, bu vakıayı ispat ettiği anda, hakimin takdir yetkisi **sona erer**. Hakim, artık bu eylemin evlilik birliğini çekilmez hale getirip getirmediğini, ortak hayatın devamının mümkün olup olmadığını **araştıramaz**. Eylemin ispatlanması, boşanma kararı verilmesi için yeterlidir. Bu nedenle bu sebebe 'mutlak' boşanma sebebi denir. **2. Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması (Genel ve Nispi Boşanma Sebebi):** - **İspat Yükü:** Davacının ispat yükü iki aşamalıdır: a) Öncelikle, davalının kusurlu bir davranışta bulunduğunu veya evlilik birliğini sarsan bir olayın varlığını ispat etmelidir. b) İkinci ve daha önemli olarak, bu olayın veya davranışın, **ortak hayatı sürdürmelerinin kendisinden beklenemeyecek derecede evlilik birliğini temelinden sarstığını** da ispat etmelidir. - **Hakimin Takdir Yetkisi:** Bu dava türünde hakimin takdir yetkisi **çok geniştir**. Hakim, davacının ileri sürdüğü olayın (örneğin, ilgisizlik, basit bir tartışma) ispatlansa bile, bu olayın evlilik birliğini 'temelinden sarsacak' ağırlıkta olup olmadığına karar verir. Yani, olayın varlığı tek başına boşanma için yeterli değildir; hakimin, bu olayın ortak hayatı çekilmez kıldığına dair bir kanaate varması gerekir. Bu nedenle bu sebebe 'nispi' boşanma sebebi denir. Özetle, pek kötü muamelede ispat, spesifik ve ağır bir vakıaya odaklı olup, ispatlandığında hakimin takdirini ortadan kaldırırken; evlilik birliğinin sarsılmasında ispat, hem olaya hem de onun sonuçlarına yönelik olup, hakime geniş bir takdir alanı bırakır.