CMK m. 150/2 uyarınca, 18 yaşından küçük bir sanığa zorunlu müdafi atanması kuralı, ilk derece yargılaması için geçerlidir. Sanık, ilk derece mahkemesinde yargılanırken 18 yaşını doldurursa ve hüküm bu tarihten sonra verilirse, hüküm duruşmasında müdafiin bulunması hala zorunlu mudur?
Bu durum, CMK'nın uygulanmasında sıklıkla karşılaşılan bir sorundur ve Yargıtay içtihatları ile netleşmiştir. Kural olarak, zorunlu müdafilik gerektiren bir durumun varlığı, **suçun işlendiği tarihe veya yargılamanın başladığı andaki duruma** göre değil, **savunmanın yapıldığı ve hükmün kurulduğu andaki duruma** göre belirlenir. Sanık, yargılama devam ederken 18 yaşını doldurmuş ve reşit olmuşsa, artık CMK m. 150/2'deki 'çocuk olma' statüsünden kaynaklanan zorunlu müdafilik hali ortadan kalkar. Bu durumda, hüküm duruşmasında müdafiin bulunması zorunluluğu, davanın konusunu oluşturan suçun niteliğine göre yeniden değerlendirilir. - Eğer suç, aynı zamanda CMK m. 150/3 uyarınca 'alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren' bir suç ise, sanık reşit olsa bile müdafi zorunluluğu devam eder. - Ancak, suç bu kapsama girmiyorsa, sanık 18 yaşını doldurduğu için, artık hüküm duruşmasında müdafi bulunması zorunlu değildir. Sanık, isterse kendi vekilini tutabilir veya barodan avukat talep edebilir, ancak mahkemenin re'sen atama yapma zorunluluğu sona ermiştir. Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2015/5850 E. sayılı kararındaki durum bundan farklıdır; o kararda HAGB sonrası hükmün açıklandığı duruşmada, suçun niteliği (alt sınırın 5 yıldan fazla olması) nedeniyle zorunluluk devam etmektedir.