HMK m. 368'in yollamasıyla uygulanan HMK m. 329'a göre, 'kötüniyetli davalı'nın yargılama giderlerinden sorumlu tutulacağı belirtilmiştir. Bir davalının, borçlu olduğunu açıkça bilmesine rağmen, sırf zaman kazanmak amacıyla inkara gitmesi ve davayı uzatması 'kötüniyetli davalı' olarak nitelendirilmesi için yeterli midir? Bu yaptırımın uygulanması için davalının hangi tür davranışları sergilemesi gerekir?
Evet, bir davalının, borçlu olduğunu veya davacının hakkının varlığını açıkça bilmesine rağmen, sırf icrayı veya ödemeyi geciktirmek ve zaman kazanmak amacıyla haksız bir şekilde davayı inkar etmesi ve yargılamayı uzatması, 'kötüniyetli davalı' olarak nitelendirilmesi için yeterli bir sebeptir. HMK m. 329'un amacı, sadece haksız dava açanı değil, aynı zamanda haksız bir şekilde savunma yaparak yargı sistemini meşgul eden ve karşı tarafı zarara uğratan kötüniyetli davalıyı da yaptırıma tabi tutmaktır. Bu yaptırımın uygulanması için davalının sergilemesi gereken davranışlar şunlar olabilir: 1. **Açıkça Haksız İnkar:** Davalının, imzasını taşıyan bir senede veya açık bir sözleşmeye rağmen borcunu inkar etmesi. 2. **Sürekli Usuli Engeller Çıkarma:** Davayı uzatmak amacıyla sürekli olarak yetki itirazı, görev itirazı gibi dayanaksız itirazlarda bulunması, delillerin toplanmasını engellemeye çalışması. 3. **Yanıltıcı Beyan ve Deliller:** Mahkemeyi yanıltmaya yönelik sahte deliller sunması veya yalan beyanlarda bulunması. 4. **Zaman Kazanmaya Yönelik Talepler:** Sürekli olarak mazeret bildirerek duruşmalara katılmaması, bilirkişi raporlarına dayanaksız ve uzun itirazlar yaparak süreci yavaşlatması. Mahkeme, davalının bu tür davranışlarının, bir hakkı savunmaktan ziyade, süreci kötüye kullanma amacı taşıdığına kanaat getirirse, davalıyı, davacının avukatına ödediği akdi vekalet ücretini ve disiplin para cezasını ödemeye mahkum edebilir. Bu, dürüstlük kuralına (MK m. 2) aykırı davranmanın usul hukukundaki bir yansımasıdır.