2981 sayılı Kanun kapsamında verilen bir tapu tahsis belgesine dayanılarak açılan tescil davasında, tahsise konu yerin, sonradan yapılan imar planında 'yeşil alan' veya 'okul alanı' gibi bir kamu hizmetine ayrıldığı tespit edilirse, mahkeme tescil kararı verebilir mi? Bu durumda tapu tahsis belgesi sahibinin hakları ne olur?
Hayır, mahkeme bu durumda tescil kararı **veremez**. Tapu tahsis belgesine dayalı tescil davasının kabul edilebilmesi için en temel şartlardan biri, tahsise konu yerin imar planında özel mülkiyete konu olabilecek bir fonksiyona (genellikle 'konut alanı') sahip olmasıdır. Eğer yer, imar planında yol, park, yeşil alan, okul alanı, ibadet yeri gibi kamu hizmetine veya kamunun kullanımına ayrılmış bir alan (tescil harici bırakılan yer) olarak belirlenmişse, bu yerin kişi adına tapuya tescil edilmesi hukuken ve fiilen imkansızdır. Bu, imar hukukunun ve kamu yararının önceliği ilkesinin bir gereğidir. **Tapu Tahsis Belgesi Sahibinin Hakları:** Bu durumda tapu tahsis belgesi sahibi, taşınmazın mülkiyetini elde etme hakkını kaybetmiş olsa da, 2981 sayılı Kanun ona alternatif haklar tanımaktadır. Kanunun 13. maddesine göre, 'gecekondusu muhafaza edilemeyen hak sahiplerine' idare tarafından başka bir yerden eşdeğer bir arsa veya hisse verilmesi gerekir. Hak sahibi, bu durumda, tescil talebi reddedilen davasını, **tazminat veya alternatif yer tahsisi talebine** dönüştürebilir veya bu hakları için idareye başvurup, olumsuz cevap alması halinde idari yargıda ayrı bir dava açabilir. İdare, hak sahibine ya aynı bölgeden veya başka bir gecekondu önleme bölgesinden boş bir imar parseli tahsis etmekle ya da bunun mümkün olmaması halinde, el konulan yerin bedelini ödemekle yükümlüdür. Yani, mülkiyet hakkı, bir tazminat veya başka bir yerde mülkiyet hakkına dönüşür.