CMK m. 150/3, alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda sanığa zorunlu müdafi atanmasını emreder. Bu kuralın, CMK m. 231/7 uyarınca, HAGB kararı verildikten sonra denetim süresi içinde yeni bir suç işlenmesi nedeniyle 'hükmün açıklanması' için yapılan duruşmada da uygulanması gerekir mi? Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2015/5850 E. sayılı kararı bu konuda nasıl bir yol göstermektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #181730

Evet, bu kuralın, hükmün açıklanması için yapılan duruşmada da **uygulanması gerekir**. Hükmün açıklanması duruşması, ilk yargılamanın bir devamı niteliğindedir ve bu duruşma sonucunda sanık hakkında bir mahkumiyet hükmü tesis edilerek infazı gündeme gelecektir. Dolayısıyla, ilk yargılamada sanığın sahip olduğu tüm temel güvencelerin, bu ikinci ve kritik aşamada da devam etmesi zorunludur. Eğer ilk yargılamada sanık, suçun niteliği gereği zorunlu müdafi yardımından yararlanmışsa, aynı zorunluluk hükmün açıklanması duruşması için de geçerlidir. Mahkeme, bu duruşmayı yaparken, ya ilk yargılamaya katılan müdafiyi yeniden davet etmeli ya da bu mümkün değilse, CMK m. 151/1 uyarınca sanığa yeni bir zorunlu müdafi atanması için işlem yapmalıdır. Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2015/5850 E., 2015/46327 K. sayılı kararı da bu ilkeyi net bir şekilde teyit etmektedir. Kararda, ilk yargılamada zorunlu müdafi ile karar verilmiş olmasına rağmen, hükmün açıklanması için yapılan duruşmaya bu müdafiin katılımı sağlanmadan veya yeni bir müdafi atanmadan karar verilmesi, CMK m. 188/1'e (duruşmada müdafiin hazır bulunması zorunluluğu) aykırılık ve **savunma hakkının kısıtlanması** olarak kabul edilmiş ve tek başına bir **bozma nedeni** sayılmıştır. Bu, sanığın, hakkında kesin bir mahkumiyet kararının verileceği en kritik aşamalardan birinde savunmasız bırakılamayacağı anlayışının bir sonucudur.