5275 sayılı Kanun Geçici Madde 10/7, denetimli serbestlik sürecinde olan hükümlü hakkında, işlediği iddia olunan yeni bir kasıtlı suçtan dolayı kamu davası açılması halinde, infaz hakimliğinin denetimli serbestliği kaldırma kararının 'zorunlu' olmadığını, 'kaldırılabilir' şeklinde takdire bağlı olduğunu belirtir. İnfaz hakiminin bu takdir yetkisini kullanırken hangi kriterleri göz önünde bulundurması gerekir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #181715

İnfaz hakiminin bu takdir yetkisi, sınırsız ve keyfi bir yetki değildir. Hâkim, bu kararını verirken, ceza infaz hukukunun temel amaçları olan **bireyin ıslahı, topluma yeniden kazandırılması ve kamu güvenliğinin sağlanması** ilkeleri arasında bir denge kurmalıdır. Bu dengeyi kurarken göz önünde bulundurması gereken temel kriterler şunlardır: 1. **Yeni Suçun Niteliği ve Ağırlığı:** Hakkında dava açılan yeni suçun mahiyeti (şiddet içerip içermediği, kamu düzenini ne ölçüde bozduğu), kanunda öngörülen cezasının alt ve üst sınırları, takdirin kullanılmasında en önemli faktördür. Örneğin, basit bir hakaret suçu ile kasten yaralama suçu arasında verilecek kararda farklı bir değerlendirme yapılacaktır. 2. **Hükümlünün Kişiliği ve Denetim Sürecindeki Tutumu:** Hükümlünün, denetimli serbestlik süresi boyunca yükümlülüklerine uyup uymadığı, programlara düzenli katılıp katılmadığı, genel tutum ve davranışları, yeniden suç işleme riskinin yüksek olup olmadığı gibi hususlar değerlendirilmelidir. İyi halli ve uyumlu bir hükümlü hakkında açılan basit bir suç davası, denetimli serbestliğin kaldırılması için yeterli görülmeyebilir. 3. **Delil Durumu:** Kamu davası açılmış olsa da, dosyadaki mevcut delillerin kuvveti, suçun işlendiğine dair şüphenin derecesi de dikkate alınabilir. Çok zayıf delillere dayalı bir dava nedeniyle, hükümlünün kazanılmış denetimli serbestlik hakkının hemen elinden alınması hakkaniyete aykırı olabilir. 4. **Orantılılık İlkesi:** Denetimli serbestliğin kaldırılması, hükümlünün yeniden cezaevine dönmesi anlamına gelen ağır bir sonuçtur. İnfaz hâkimi, bu sonucun, hakkında dava açılan yeni suçun ciddiyeti ve hükümlünün genel durumu ile orantılı olup olmadığını tartmalıdır. İnfaz hâkimi, bu kriterlere dayanarak, somut ve denetlenebilir bir gerekçe ile kararını vermelidir.