5237 sayılı TCK'nın 142/2-h maddesinde düzenlenen 'herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle... muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında' hırsızlık suçu ile TCK m. 155'teki 'güveni kötüye kullanma' suçu arasındaki ayrım nasıl yapılır? Bir otelin lobisinde, misafirin valizini emanet ettiği belboyun bu valizi çalması hangi suçu oluşturur?
Bu iki suç arasındaki temel ayrım, yine **zilyetliğin devredilip devredilmediği** ve devredilmişse bu **devrin niteliği** noktasındadır. **TCK m. 142/2-h (Kilitlenmek Suretiyle Hırsızlık):** Bu suçun nitelikli halinin oluşması için, eşyanın zilyetliğinin faile devredilmemiş olması gerekir. Eşya, sahibinin denetim ve gözetim alanında kalmaya devam etmekte, ancak fiziki olarak korunması bir kilit mekanizması ile (veya benzer bir önlemle) sağlanmaktadır. Fail, bu koruma mekanizmasını aşarak, zilyetliği rıza dışı ele geçirir. Örnek: Kilitli bir emanet dolabından eşya çalmak. **TCK m. 155 (Güveni Kötüye Kullanma):** Bu suçta ise eşyanın zilyetliği, malik tarafından faile **hukuka uygun bir nedenle ve rızayla** devredilmiştir. Fail, bu zilyetliği kötüye kullanır. **Örnek Olayın Değerlendirilmesi:** Otel misafirinin, valizini emanet ettiği belboyun bu valizi çalması eylemi, **hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma (TCK m. 155/2)** suçunu oluşturur. Hırsızlık suçunu oluşturmaz. Çünkü: - Misafir, valizini belboya verdiğinde, o valizin muhafazası için zilyetliği, belboyun şahsına değil, hizmet ilişkisi gereği **otel işletmesine (işverene)** devretmektedir. - Belboy, bu zilyetliği işvereni adına ve onun bir temsilcisi olarak devralır. Kendisine, görevi gereği (hizmet ilişkisi) tevdi edilmiş olan bu eşya üzerinde, devir amacı (muhafaza edip odaya çıkarmak veya emanete koymak) dışında, kendi yararına bir tasarrufta (çalma) bulunmaktadır. - Burada, TCK m. 142/2-h'deki durumdan farklı olarak, eşyanın zilyetliği faile (işveren adına da olsa) devredilmiştir. Fail, bir kilit mekanizmasını aşarak malı ele geçirmemekte, kendisine duyulan güveni ve hizmet ilişkisinin sağladığı kolaylığı suistimal etmektedir. Dolayısıyla eylem, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmadır.